|

Sevda Özer
AİLE KURALLARI
Kuşkusuz çoğumuz,çocuğumuz doğmadan önce ,’’Onu nasıl yetiştireceğiz ne gibi kurallarla büyüteceğiz?’’diye belli belirsiz kaygı duyarız.Bebeğin doğmasıyla birlikte ilk zamanlar bu kaygı kaybolur.Ancak,bebek büyümeye başladığında yine aynı kaygılar anne-babanın yüreğinde büyümeye başlar.
Aile içi kuralları koymaya çalışan anne-babanın içine düştüğü en büyük yanlışlık ,çocuğun farklı yaş dönemlerinde hep ’aynı’ kuralları koymaları ve sürdürmeye çalışmalarıdır.Çocuk sürekli büyüme ve gelişim içindedir.Büyüme ve gelişmenin kaçınılmaz sonucu ise ‘değişimdir’.Yani çocuk değişir ama aile koyduğu kuralları hiç değiştirmez.Çoğu kez de sorunun burada düğümlendiğinin farkına varılmaz.
Ebeveynler bilmelidirler ki, koyacakları kurallar ,çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemine ve yaşına ait olmalıdır.Örneğin on yaşına gelmiş bir çocuğa ‘Her akşam sekiz buçukta uyunur ‘şeklinde bir kural koymak son derece sakıncalıdır.Okul döneminde çocuklar zaten dokuz – dokuz buçuk civarında uyurlar.Henüz uykusu gelmemiş bir çocuğu ,erkenden yatmaya zorlamak ,çocuk üstünde baskı yaratır ve direnç göstermesine sebep olur.
Ailelerin dikkat etmesi gereken bir başka husus da, çocuklarına koydukları kuralları kendilerinin çiğnememesi gerektiğidir. Kardeşler arasındaki sorunların kavga ederek, yüksek sesle bağırarak çözümlenemeyeceğini söyleyen ve evde bağırarak tartışmama kuralını koyan bir anne-babanın kendi sorunlarını bağırarak ve kavgayla çözmeye çalışmaları, çocukların bu kurala uymalarını engeller.
Bir de daha soyut kurallar vardır. Yalan söylemek gibi “Yalan söylemek kötü bir davranıştır. Kimse kimseye yalan söylememeli” düşüncesini aile içinde kural olarak gösteren anne-babaların, birbirlerine çocuklarına ve arkadaşlarına yalan söylemesi, çocuğun zihninde yalanın söylenebilir olduğu inancını yaygınlaştırır. Böylece anne-babalar kendi söyledikleri ve inandıklarıyla çelişirler.
Aile kurallarının soyut olanlarından biri de “sözünde durma” kuralıdır. Anne-babalar, çocukların verdikleri sözde durması için, bunu da sık sık öğütleyerek, kurallar sınıfına eklerler. Ancak yine kendi koydukları kurala uymayarak, çocuk için yanlış bir tutum sergilerler. “Yemeğini yiyeceğine söz vermiştin. Sözünü tutmalısın” Kardeşlerinle iyi geçinmeye söz vermiştin.”,’’Derslerini bitirmeden oyun oynamak yok kuralını hatırla.Bunun için söz vermiştin’’Aile içinde alınan bu kuralı ilk yıkanlar maalesef anne-babalar olur. Birbirlerine ve çocuklarına verdikleri sözleri tutmayarak, çocuklarına olumsuz örnek teşkil ederler.İlkokul ikinci sınıfta okuyan bir kız çocuğu annesine şöyle demişti:Babamla koymuş olduğunuz kurallara uymamı ve verdiğim sözleri tutmamı istiyorsun.Ama sen bana verdiğin sözlerin hiçbirini tutmadın ki! Genellikle aile içinde çocukların karşılaştığı durum böyledir. Anne-babalar aile kurallarından, “somut” olanları önemserler. Çocukların bu somut kurallara uyup-uymadıklarına dikkat ederler. Yemek saati, uyku saati, ders çalışma saati, oyun oynama saati gibi. Aile tarafından kesin konulmuş olan kurallara, çocuğun uyması çok önemlidir. Çünkü somut kurallar, belirlenmiş anne-babanın çizdiği soyut kurallarda çok önemlidir. Çünkü somut kurallar, belirlenmiş ve anne-baba tarafından kontrol edilmesi kolay kurallardır. Ama anne-babanın çizdiği soyut kurallarda, kendilerini kontrol etmeleri zordur. Birinciler düşünülmüş ve anne-babanın imzasını attığı kurallardır. İkinciler ise, çoğu zaman, anne-babanın farkında olmadan koyduğu kurallardır.
Unutmayalım ki soyut kurallar (dürüstlük ,sözünde durma gibi),somut kurallar (yemeğini bitirme vs.)kadar önemlidir.Çocuklarımıza her alanda örnek oluşturduğumuzu unutmayalım.Sanırım biraz daha dikkat ve özen….Belki de bütün sorunları çözer.
Sevgilerimle Anasınıfı Öğretmeni Sevda Özer
|